Adnan ÖZER


Emeklilere yeni bir iş! Üç yüz – Beş yüz!

Dua ve muska işleri üzerinden dönen mizahi ekonomi öyküsü, toplumun değerlerini, gelir kaynaklarını ve vergi boyutunu sorgulatıyor.


 

Diyarbakır’da “Şexa Kotekan” olarak bilinen harika bir Hoca varmış. Hoca, tam
zamanlı, para karşılığı dua ve muska işi yaparmış. Gel zaman git zaman hoca
yaptığı işten dolayı mecbur yargıyla tanışmış. Hoca yargılanırken “Gazze’ye
Yardım” paralarını tanıdık bir kuyumcuda kendi nam-ı hesabına altına çevirdiği
ortaya çıkınca, insanlar anlamsız bir şekilde değerli Hocamıza tepki gösterip,
kızmışlar. Gerçekten de paraların Gazze’ye gideceğini düşünmüş olmalılar.
Yahu gariban adam ne yapsaydı?
Türk parasında kalsaydı da; para mum gibi eriyip gitse miydi?
Venezüella Başkanı Maduro’nun madara edilmesinden sonra tüm dünya altın
fiyatlarının yükseleceğini bilir. Canım Hocam da çok iyi bir ekonomist gibi güzel
bir yatırım yapmış. Artık muskacılarda yatırım açısından kendilerini inanılmaz
geliştirdiler.
 

Nereden mi anladım?
Değerli Hocamız ve dahi ailesinin bir gram gelir getiren işi olmamasına karşın;
bir sürü gayrimenkulü ve sayılamayacak kadar model arabaları varmış. Bende
makaleyi yazarken, acaba çocukları bu işe yönlendirsem çok mu geç kaldım,
diye düşünmedim değil. Bu konu; toplumsal, sosyolojik, para-cukkamatik ve
akademik olarak mutlaka araştırılmalı ve sonuçları yurdum insanına faydalı
olacak şekilde özetlenip, raporlanmalı.
Sevgili Maliye Bakanımız zaten konuyu vergi sistemine mutlaka bağlayacak,
muska ve bağımsız duacılar adı altında, yeni ve ciddi bir iş kolu kuracaktır.
Daha doğrusu zaten var olan iş resmileşecektir. 

Yıllardır posası çıkartılan dargelirliler ile emekliler bu iş için harika birer aday. 

Bu sayede onlarında biraz olsun yüzleri gülecektir.
Bu meslek dalını bilmeyenler için de bir slogan bulmak lazım.


“Dua üç yüz! Muska beş yüz!”
“Dua üç yüz! Muska beş yüz!”
"Gel vatandaş gel!”
“Üç yüz! Beş yüz!”
“Üç yüz! Beş yüz!”